5 Mayıs 2009 Salı
Herşey Sende Gizli - Can Yücel
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
3 Mayıs 2009 Pazar
N@ZLIKIZ TaTLISI
Bugün sizlerle en cok yaptigim ve arkadaslarim arasinda en cok sevilen hem cok kolay ve hem de o kadar pratik N@ZLIKIZ TaTLI´mi tanitmak istiyorum... Umarim begenirsiniz...
N@ZLIKIZ TaTLISI
Malzemeler:

- 1 paket Waffel
- 1 litre süt

- istege göre meyve kompostosu(genelde visne)
- 1 paket Dr. Oetker´den cilekli jel
- Muhallebisi:
+ 7 yemek kasigi seker
+ 2 yemek kasigi pirinc unu
+ 2 yemek kasigi nisasta
+ 1/2-1 yemek kasigi un
+ 1 paket vanilya
+ 1/2 yemek kasigi tere yagi veya margarin
Yapilisi:
- Waffeller borcamin tabanina dizilir ve üzerleri süt ile islatilir.
- Muhallebi malzemeleri karistirilir ve ocak üzerinde pisirilir. sicak sicak waffellerin üzerine dökülür ve sogumaya birakilir.
- Jelini paketindeki tarife göre hazirlanir ve icerisine su yerine üstüne konacak meyveye göre kompostonun suyu eklenir.
- üzeri meyveyle süslenir.
AFiYeT OLSuN!!!
2 Nisan 2009 Perşembe
İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İSTANBUL’U DİNLİYORUM
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.
oRHaN VeLi KaNIK
22 Kasım 2008 Cumartesi
TüRK RoCK GRuBu: "PeYNiR GeMiSi"

Bu bir cesit gemi.
denizlere degil müzige yelken acan..
En kücük tersane olarak gecer bu geminin yapildigi tersane..
Sadece kücük bir masa olarak görev yapiyor simdi
Münsterìn eski bir meyhanesinde.
Zaten eskiden de öyleymis.
Bir ekim ayinda etrafina dört kisi oturmus,
ve bilmeden baslamis masa,
hic görmeyecegi gemiye tersanelik yapmaya.
Sadece üzerine konulan caylarin kokusunu almis.
O kokuya müzik karismis,
masaninsa haberi olmamis.
bir kac saat kadar sürmüs geminin yapimi.
Demis ki biri sonra,
lafla yürütülmez bu gemi,
o yüzden kesin karar vermisler
Bu gemiyi müzikle yürütmüsler.
Bass Gitar ve provalarin nese kaynagi: David Wiesner
Solo Gitar ve Vokal: Frank Lehnhoff
Vokal ve Ritm Gitar: Y. Emre Aksakal

Sarkilariyla ve müzikleriyle Münster sehrinde bizlere güzel, neseli ve eglenceli dakikalar gecirmemizi saglagan güzel dostum Y.Emre Aksakal ve Peynir Gemisi Grubuna cok tesekkürlerimi sunarim... Iyiki varsiniz...
29 Eylül 2008 Pazartesi
Ramazan Bayrami 2008

Ucan balonlarin;
Cocuklarin ellerinden düsmedigi
Gülümsemenin;
Insanlarin yüzünden hic eksilmedigi
Bir bayram bu "Bayram".
Kadere, hayata, olumsuzluklara;
Hatta ölümün varligina inat,
Hala dimdik, hala basi dik.
Bu bir Armagan...
Insanligin kurtulusu...
Bu gercege itaatin sonsuzlugu adina!
Gökyüzünün icimizi isitan yüzüne göz kirparak
... ve ...
Bugünleri yasama degerli kilarak
Saygi ve sevginin hic bitmemesi,
Nerde o eski bayramlarin denmemesi
Ümidiyle...
Nice, mutlu ve birlikte bayramlara...
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
29 Haziran 2008 Pazar
DüNYa GüZeLLiKLeRi: "GüLLeR"
Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin'dir. Türklerin milli çiçeği sayılan ve çiçeklerin kraliçesi diyebileceğimiz bu bitki herkes tarafından sevilen bir çiçektir. Park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi sarmaşık olanları balkon ve terasları süsler. Kesme çiçekçilikte çok talep edilen kıymetli bir çiçektir.
Siir/Sairler:
Islamda Gül´ün yeri:
Müslümanlar gül kokusunun peygamberlerinin kokusundan geldiğini kabul ederler ve peygamberleriyle yoğun sevgi bağı olan kişilerin dahi gül koktuğuna inanırlar. İslam sanatında gül çoğunlukla peygamberi simgeler. Bu yüzden çoğu İslami eserde güle ayrı bir değer verilmiştir. Peygamber'in terinin gül gibi koktuğu rivayet edilir. Muhammed gülleri "Seyyidül ezharül Cennet=Cennet çiçeklerinin ulusu" olarak nitelendirmiştir.
Yazi: "http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCl#K.C3.BClt.C3.BCr_ile_elde_edilen_g.C3.BCller_.28K.C3.BCltivarlar.29"
Resimler: N.Hasal´a aittir
12 Haziran 2008 Perşembe
DüNYa GüZeLLiKLeRi: "PaSSioNSBLuMe"
Bu güzelliklerden bir tanesiyle de 08.06.2008 tarihinde yeniden tanistim. Ne mi bu?
Bu bitkiyi annem ve ben cok sevmistik, cok begenmistik ilk cicek actiginda. Daha sonraki yillarda yerini mi begenmedi ne bir daha bu güzelligini göstermedi bize bu bitki taaki yukarida belirttigim tarihe kadar.
Niederkassel´den Münster´e tasindiktan sonra da hic acmadi, hatta balkonda sulamamiza ragmen kurudu bir topragin kurumasi gibi...Bu sene de acmadigi taktirde atacaktik, yerini baskasiyla doldurarak.
...ama...
Fakat bu sene bana adeta bir süpriz yapmak istemisti.
8 Haziran´da yine görevimi yerine getirip ciceklerimizi suluyordum ve benim bu bitkimin tomurcuklarina bakarak "elbet bir gün acacaksiniz, bekliyorum sizi" deyip yapraklarini oksarken elime yumusak birsey takilmaz mi!?
Hemen büyük bir heyecanla bitkiyi döndürdüm ve aman Allah´im ne göreyim tam iki tane acmis cicek...
Sevindim, sevindim ve yine sevindim...
Gözlerimden damla damla yaslar süzüldü sevincimden.
Cok mutlu oldum ve mutlulugumu herkes ile paylasmak istedim.
...ve...
Bugün de bu mutlulugu sizlerle paylasiyorum.
Ne mutlu bana!!!