6 Şubat 2011 Pazar



Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadı komşular
Damların üzerinde kuşlar
Daha rahatlar
Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Daha uyanmadı komşular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim
Dışarı çıkmak istiyor canım
Tek başına haytalık etmek
Islanmak Pazar sabahında yağmurda
Boş caddelerde dolaşmak
Vitrinlerine bakmak mağazaların
Sinemaların afişlerine
Sokakların isimlerine
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
Bir merhaba demek sessizce
Sahilde martılara simit atmak
Otobüslerin ilk seferlerine binmek
Gitmek istiyor canım
Hayatın gittiği yere
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
Fırından taze ekmek alıp
Buğusunu çekmek içine
Ve ben seni çok özledim
Tam böyle bir şey
Çiçeğe su yürümesi
Bebeğin ağlaması
Toprağın uyanması
Yağmurun yağması
Ateşin sıcağı
Bu Pazar sabahı
Tam böyle bir şey
Bir sabahçı kahvesine uğramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatın atardamarlarında dolaşmak
Bölmeden şehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasının boş karelerine
Şiirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir şey
Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir şiir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yağmurda ıslanmak
Ve ben seni çok özledim

IBRAHIM SADRI

10 Haziran 2009 Çarşamba

GöZLeRiM DaLaR GiDeR uZaKLaRa...



Gözlerim dalar gider uzaklara
Uzaklar cok yakindir artik bana
Yakinlari ne yapsin gözlerim
Uzaklarin gizemi varken yakinda...

Gözlerim uzaklari özler
Uzaklarin haberi yokken bundan
Uzaklari özleyen bu gözler
Bakarlar ama göremezler
Yorulurlar umutla bakmaktan,
Yalnizliktan,
Uzaklari aramaktan.

Gözlerim dalar gider uzaklara
Ümitle umuda dalistir bu
Sessiz ve sakince
Hüzünle dolu kalabalikta.
Sessizlikse firtina öncesi
bir cigliktir özlemden gelen.
Varsin sessiz olsun,
varsin yalnizlik dolsun,
varsin yorsun beklemekten...
Ümit varsa sonrasinda
beklemekte güzeldir!
Bekliyor gözlerim ümitle uzaklari....


N.HaŞaL

09.06.2009 saat: 23.00

5 Mayıs 2009 Salı

Herşey Sende Gizli - Can Yücel

Herşey Sende Gizli - Can Yücel

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

3 Mayıs 2009 Pazar

N@ZLIKIZ TaTLISI




Bugün sizlerle en cok yaptigim ve arkadaslarim arasinda en cok sevilen hem cok kolay ve hem de o kadar pratik N@ZLIKIZ TaTLI´mi tanitmak istiyorum... Umarim begenirsiniz...



N@ZLIKIZ TaTLISI



Malzemeler:

- 1 paket Waffel
- 1 litre süt
- istege göre meyve kompostosu(genelde visne)
- 1 paket Dr. Oetker´den cilekli jel


- Muhallebisi:
+ 7 yemek kasigi seker
+ 2 yemek kasigi pirinc unu
+ 2 yemek kasigi nisasta
+ 1/2-1 yemek kasigi un
+ 1 paket vanilya
+ 1/2 yemek kasigi tere yagi veya margarin

Yapilisi:

- Waffeller borcamin tabanina dizilir ve üzerleri süt ile islatilir.

- Muhallebi malzemeleri karistirilir ve ocak üzerinde pisirilir. sicak sicak waffellerin üzerine dökülür ve sogumaya birakilir.

- Jelini paketindeki tarife göre hazirlanir ve icerisine su yerine üstüne konacak meyveye göre kompostonun suyu eklenir.

- üzeri meyveyle süslenir.


AFiYeT OLSuN!!!


2 Nisan 2009 Perşembe

İSTANBUL’U DİNLİYORUM



İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.


oRHaN VeLi KaNIK


22 Kasım 2008 Cumartesi

TüRK RoCK GRuBu: "PeYNiR GeMiSi"


Bu bir cesit gemi.

denizlere degil müzige yelken acan..

En kücük tersane olarak gecer bu geminin yapildigi tersane..

Sadece kücük bir masa olarak görev yapiyor simdi
Münsterìn eski bir meyhanesinde.

Zaten eskiden de öyleymis.
Bir ekim ayinda etrafina dört kisi oturmus,
ve bilmeden baslamis m
asa,
hic görmeyecegi gemiye tersanelik yapmaya.
Sadece üzerine konulan caylarin kokusunu almis.

O kokuya müzik karismis,

masaninsa haberi olmamis.
bir kac saat kadar sürmüs geminin yapimi.
Demis ki biri sonra,
lafla yürütülmez bu gemi,
o yüzden kesin karar vermisler
Bu gemiyi müzikle yürütmüsler.

______________________________________________

Vurmali Calgilar: Mario Kostka
Bass Gitar ve provalarin nese kaynagi: David Wiesner
Solo Gitar ve Vokal: Frank Lehnhoff
Vokal ve Ritm Gitar: Y. Emre Aksakal





Sarkilariyla ve müzikleriyle Münster sehrinde bizlere güzel, neseli ve eglenceli dakikalar gecirmemizi saglagan güzel dostum Y.Emre Aksakal ve Peynir Gemisi Grubuna cok tesekkürlerimi sunarim... Iyiki varsiniz...

29 Eylül 2008 Pazartesi

Ramazan Bayrami 2008


Hazan yagmurlarindan

Ucan balonlarin;

Cocuklarin ellerinden düsmedigi

Gülümsemenin;

Insanlarin yüzünden hic eksilmedigi

Bir bayram bu "Bayram".

Kadere, hayata, olumsuzluklara;

Hatta ölümün varligina inat,

Hala dimdik, hala basi dik.

Bu bir Armagan...

Insanligin kurtulusu...

Bu gercege itaatin sonsuzlugu adina!

Gökyüzünün icimizi isitan yüzüne göz kirparak

... ve ...

Bugünleri yasama degerli kilarak

Saygi ve sevginin hic bitmemesi,

Nerde o eski bayramlarin denmemesi

Ümidiyle...

Nice, mutlu ve birlikte bayramlara...


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!