17 Aralık 2007 Pazartesi

Gitarimla ilk calip söyledigim sarki...


SeN BeNiM SaRKILaRIMSIN

Belki bir şarkının her sesinde
Belki bir sahil meyhanesinde
Belki de içtiğim sigaranın dumanısın
Bir yıldız gökte kayıp giderken
Islak bir yolda yalnız yürürken
Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın

Geçmiş değil bugün gibi yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin, çalınmasın söylenmesin
Sen benim Şarkılarımsın

Sanki hiç gitmemiş hep var gibi
Bir sırrı herkesten saklar gibi
Sessizce sokulup ağlar gibi yanımdasın
Beni bir şeylerden aklar gibi
Koparmadan çiçek koklar gibi
Hiç bozulmamış yasaklar gibi aklımdasın

Geçmiş değil bugün gibi yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin, çalınmasın söylenmesin
Sen benim Şarkılarımsın

14 Aralık 2007 Cuma

Hayatimdan Parcalar


Hayatimdan Parcalar

Sevipte sevilmemek,
Bekleyipte beklenmemek nedir bilir misin?
Bir gün gelecegini sandigin ve
umut ettigin, yakici atesiyle kivrandigin
insanin gelmeme ihtimalini düsünüp
hüzne boguldun mu hic?
Agladin mi? Bu aciyi tattin mi hic icinde?
Yasaminin ve yasama karsi sevincli bakislarinin
ondan kaynaklandigini,
onun aydinlatici bir isik oldugunu zannettin mi?
Senin hayatinin yavas yavas bir parcasi oldugunu,
fakat onun bundan haberi bile olmadigini düsündün mü?
Onun bakislarindaki farkliligi, gözlerindeki piriltiyi, gülümsemesindeki sevecenligi
ve sanki o hic büyümeyen cocugu kesfettin mi hic?
Gördün mü?
Onunla vaktin nasil gectigini anlamadan ertesi gün görüsmek üzere ayrilirken onu
biraz daha fazla görmek icin bahaneler uydurdun mu?
Hatta bazen gülünc duruma bile düstün mü?
Bunlar, insanin hayatinin parcasidir var olan
ve
bu da benim parcalanan parcalarimdan,
hatiralarda kalacak ve onlari süsleyecek olan...

-NaZLI-

Siir



Tren

Dert ortagim olmus zamanla
Beni, göz yasimi, cektiklerimi
paylasmis ve anlamis beni sanki
Dinlemis beni hic ses cikarmadan
agzini bile acmadan
fakat anlamis beni...
Ve sessizligiyle, sefkatiyle
koskoca dertlerimi unutturmus
bir anne kucagi gibi rahatca
uyutmus beni kucaginda
zamanin nasil gectigini bile bilmeden
ulastirmis beni vuslatima...
Onunla her karsilasmamizda
hem buruk hem sevinclidir icim.
Bir tarafta beni özlemle bekleyenler
diger tarafta benim özlemle beklediklerim.
Iki parcaya bölünür her seferinde kalbim:
Yüzüne bakmaya kiyamadigim insanlar bir yanda olmus ben bir yanda.
Bu da benim kaderimmis
öyle der dert ortagim.
Yazilmaya görsün bir kere anlina hasretler.
Dünyaya zaten hasretle geliriz Mevla´ya
Mevla da vermis bir hasret daha...
Ayrilanin matemi belli,
sanmaki hic dönmeyecek geri...
Kavusanin sevinci belli,
sanmaki sona ermeyecek vuslati...
Ayrilik, vuslat deyipte gecme
söylemesi kolay iki zit kelime
Biri hüsrana bogar seveni
Digeri kavusturur kavusmaz kalpleri.


-NaZLI-

Dua

Bayramın hayrı, güzelliği ve onu karşılayan bugünlerin bereketiyle..

Bir Çiçeğin Duası



Beni bir mü’min kulun gördü.
Yanımdan geçiyordu, beni fark etti.

Durdu geri döndü, geldi.
Yüzüme uzun uzun baktı.

” Ne güzel yaratmış!” dedi sessizce.
İşte o an, niçin var olduğumu anladım.
Melekler sardı etrafımızı ansızın, imrenerek seyrettiler olup biteni.
Görmediği Rabbine görmüş gibi inanan bir insanın yüceliğini gördüler.
Ve herşeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler.
Çekilen resimlerde ben de vardım.
Ey dualara cevap veren Rabbim, ben cansız bir tohumdum.
Dualarımı kabul ettin, güzel bir çiçek oldum.
Senin kudretinle canlandım, Senin san’atınla süslendim, Senin lütfunla
güldüm.
Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladığım:
Beni gören gözleri ateşte yakma Ya RABBİ !!!


...amin...

8 Aralık 2007 Cumartesi

oDaM oDaM GüZeL oDaM

"Aslan yattigi yerden belli olur..."

Bu ata sözü biraz alakasiz kalacak, fakat bugün sizlere cok tatli ve cok sirin olan odami tanitacagim...

güzel odamin güzel duvarlari

* masamin üstü fizyoloji sinavimdan dolayi dopdoluydu...kusuruma bakmayin :)

Mavideniz Mef
rusat/Bursa...

Tamtamina bir gün boyunca ayaklarimiza kara sular inene kadar Bursa´nin altini üstüne getirmistik annemle bu güzel perdeleri yapan Mavideniz Mefrusat´i bulana kadar... Sagolsunlar cok güzel yapmislar ellerine saglik, ama fikir benden cikmisti :)))




Duvarimdaki güzelliklerden birisi de canim yegenlerimle cekinmis oldugum tatli fotograflar...











Üst cerceve: Ömer-Nazli-Ennour; Alt cerceve: Nazli-Yaman


canim Ali abimin ve Feyza ablamin hediyeleri...
Od
amin bas köselerini süslüyorlar...




Bir Dis He
kimi adayinin evde bulundugunu nerden anlarsiniz?













Tabiiki laboratuarda yapilan modellerin
odadaki bos yerleri süslemesinden...Mumdan yapilan disler mi dersin, protez icin olan mumlar mi dersin, yoksa tel bükmek icin olan modeller mi.... Evet bunlardan bizim evde, hatta benim odamda da sürüyle bulunmakta :))))



Sakin bu ayak iskeletinin benim oldugunu düsünüpte korkuya kapilmayin, cünkü o masamin üstünü süsleyen bir kalemlik :)))

Umarim kücük odamda yapmis oldugumuz gezinti biraz da olsa hosunuza gitmistir! Insallah misafirim olup, bir fincan kayfemi icip (bir fincan kayfenin 40 yil hatiri vardir), odami yakindan görüme firsatiniz olur...


25 Kasım 2007 Pazar

SaRI LaLeLeR

Sayfamin anlam ve önemini belirten en sevdigim sarkilardan biri... :))





SARI LALELER


Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam

Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından


Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Yeniden başlasam bu sefer korkmadan

Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından


Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam

Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından


M.F.Ö

22 Kasım 2007 Perşembe

Bisiklet ve Üniversite Sehri MÜNSTER



Artik bir yerlerden baslama zamani... Bu nedenle sizlere okudugum ve yasadigim yer olan bisiklet ve üniversite sehri olan Münster´i tanitacagim:



MÜNSTER


(halk dilinde: Mönster)




Bulundugu eyalet: Kuzey Vestfalya /Almanya
Alan: 302,91 km²


Nüfus: 271.927 (30. Juni 2007)


Km² ye düsen kisi sayisi: 898 kisi


Yüksekligi: 60 m


Posta kodlari: 48143–48167


Plakasi: MS


Belediye baskani: Dr. Berthold Tillmann (CDU)


Komsu sehirler: Hollanda sehri Enschede´ye 65 km, Osnabrück 44 km kuzeyde, Dortmund 61 km güneyde, Bielefeld 62 doguda...Köln´e de 150 km uzakliktadir
Bölgeleri:
Orta: Sehir ici
Kuzey: Coerde, Kinderhaus, Sprakel
Dogu: Dyckburg, Gelmer, Handorf, Ems ve Werse
Bati: Albachten, Gievenbeck, Mecklenbeck, Nienberge, Roxel
Güneydogu: Angelmodde, Gremmendorf, Wolbeck
Hiltrup: Amelsbüren, Hiltrup, Berg Fidel


Sehir hakkinda vermis oldugum bir kac bilgiden sonra benimle alakali olan bölümlerine geciyorum Münster´in.



Münster ile tanismam 01.04.2006 tarihinde üniversite girisinin acilanmasi sonucuyla oldu. Dis Hekimligine alindigima cok sevinmistim, fakat tanimadigim hic gitmedigim bir sehirde, yani Münster. Münster Westfälische Wilhelms-Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesine alinmistim...



Biraz sevincli biraz buruk bir sekilde üniversitenin ilk günü Münster´e ailemle birlikte gelmistim. Korkuyordum, cünkü ailemden uzak bir sehirde okuyacaktim ve sehrin nasil bir yer oldugunu bilmiyordum.



Ve...Güzel sonuc...



Benim icin gönderilen bir sehir oldugunu düsünmeye basladim...Benim hoslandigim hersey sanki burda toplanmis...Yesil sessiz bir doga, güzel insanin icini rahatlatan kocaman bir göl (Aasee), ögrencilerin bol oldugu (özellikle Türk ögrencilerin), insanlarin paylasmayi ögrendigi, üniversiteye dogru olan yolculugun genellikle otobüsle degilde bisikletle oldugu ve hatta bisikletlerin arabalardan kat kat daha fazla oldugu, yazi yaz (her ne kadar bu sene pek öyle olmasada) kisi tam kis olan :)), hele bir de güzel arkadasliklar edinmissen film-oyun aksamlarinin, konserlerin (Peynir Gemisi Grubunu (solist ve gitarist cok iyi dostumdur) anmadan gecemicem), sinema-tiyatro ziyaretlerinin, cafelerinin, cafelerdeki kakao tadinin, Firenze cafesindeki tabak külahlarin, müzelerinin (mesela: Picasso Müzesi), tarihinin, eglencelerinin, arkadasliklarinin, dostluklarinin, asklarinin ve sevgilerin en güzel oldugu en güzel sehir...

MÜNSTER`DE YASAMAK, ÖGRENCILIK BAMBASKA...